Skip to main content

Kimler yeni

  • divane
  • genasmaximus
  • RawReEdge
  • avepronnade
  • yusufaslan

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrimiçi.

Onur Ögmen Istifa etmelidir

ONUR ÖYMEN DERHAL ISTIFA ETMELI VE CHP DERSIMLILERDEN VE ALEVILERDEN ÖZÜR DILEMELIDIR! PDF Drucken E-Mail
18 Kasım 2009 Çarşamba günü Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu binasında basın açıklaması yapan Hüseyin Mat AABF Genel Sekreteri, Ali Ertan Toprak AABF II. Başkanı Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Yasar Kaya ve Avrupa Koçgirililer Birliği yöneticisi Kudrettin Çimen aşağıdaki açıklamayı okuyup basının sorularını cevaplandırdılar.
 
 
 
Onur Öymen derhal istifa etmeli ve CHP Dersimlilerden ve Alevilerden Özür Dilemelidir!
 
10 Kasım 2009 tarihinde TBMM‘de yapılan „Demokratik Açılım“  hakkındaki ön görüşmeler sırasında, CHP grubu adına söz alan Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen yaptığı konuşmada 1937-1938 yıllarında yapılan Dersim katliamını savunmakla kalmadı, keza katliam yapmanın etnik/ulusal sorunların çözümünde bugün için de tek gerçerli yöntem olmaya devam ettiğini söyledi. Dersimliler ve Alevilerden gelen tepkiler üzerine, Onur Öymen durumu kurtarmak için yarım ağızla bir özür diledi, ancak bu özürün çok samimiyetsiz bir özür olduğu yaptığı ikinci konuşmada derhal açığa çıktı. Onur Öymen 1937-1938 yıllarında Dersim’de onbinlerce kadın, çocuk ve yaşlı insanın öldürülmesini son derece saygısız ve duygusuz bir biçimde adeta cansız bir varlıktan bahseder gibi „yan hasar“ olayı olarak tanımladı ve böylece katliamcı zihniyetini savunmaya devam etti.
 
Öncelikle şunu belirtmek istiyoruz: 1937-1938 yıllarında Dersim’de bir isyan yaşanmadı. Dersimlilerin 1937-1938 yıllarında devlete karşı silahlı bir isyan hareketine giriştikleri bir yalandır. Dersimliler daha 1936 yılından başlayarak ellerindeki silahları devlete teslim etmişlerdir. Kaldı ki, çocuk, yaşlı ve kadın demeden silahsız ve savunmasız insanları katledenlere silahla karşı koymak, direnişin askeri boyutundan bağımsız olarak, asla bir isyan hareketi olarak tanımlanamaz. Dersim‘ de onbinlerce sivil, topluca süngülenmiş veya makinalı tüfeklerle kurşuna dizilmiştir. Topluca katledilen onbinlerce insanı isyancılar olarak tanımlamak vicdansızlık ve hukuksuzluktur.
 
Dersim katliamını haklı çıkarmak için beşikteki çocukları ve kadınları „isyancı“ olarak tanımlamaktan vazgeçiniz! 14 Kasım 1937’de bir pazar günü açtırılan göstermelik mahkemede alınan ısmarlama idam kararları ile Elazığ Buğday Meydanı‘ nda asılan ve cesetleri günlerce teşhir edilen Dersim Seyitleri’nin gördüğü insanlık dışı muameleyi adil bir yargılama olarak görmekten vazgeçiniz! İdam edilen Dersim Seyitlerinin mezarları aradan geçen 72 yıla rağmen bilinmemektedir. Katliamda kimsesiz kalan binlerce Dersimli kız evlatlık verildi. Yüzlerce mağdur bugün bile hâlâ akrabalarını aramaktadır. Ölülerin altında kalarak kurtulan bu çocukların evlatlık olarak verilmiş olması  yüreğinizi hiç sızlatmıyor mu? Muhsin Batur’un utandığı için okuyucularından özür dileyerek yazamadığı gerçekler nelerdir? Öymen’in „ben bildiklerimi söylemeyeceğim“ şeklindeki sözlerinin gerekçesi ile, Muhsin Batur’un yazmaktan utandığı gerçekler arasında bir bağ olabileceğini hiç düşündünüz mü? Utandıran ve inkara zorlayan şey aynı tarihsel gerçekler olmasın sakın? Onur Öymen, Koçgiri katliamını yapan Sakallı Nurettin Pasa, Dersim katliamını yapan Sakallı`nın damadı Abdullah Alpdoğan geleneğinin günümüzdeki temsilcisidir.
 
Genelkurmay Başkanlığı ve CHP arşivleri açıldığında, 1937-1938 yıllarında Dersim’de yaşanan bu insanlık dışı vahşet açığa çıkacaktır.  Farklı dilleri, farklı inançları, farklı kültürleri bir zenginlik olarak değil bir tehdit olarak gören ve onları asimile ederek tek millet, tek dil ve tek din yaratmak gibi insanlık dışı bir hedefin peşinde koşanlar, Dersim için uzun vadeli bir katliam planı hazırlamış ve bunu merhametsizce uygulamışlardır. 1937-1938 yıllarında Dersim’de yaşananlar bir insanlık trajedisidir. Kendisine özgü dilleri, kültürü ve inancı olan özgün bir halk tarihten silinmek istenmiştir. CHP yönetimi yıllarca Alevileri yanlızca „oy deposu“ olarak görmüş ve onların haklı taleplerini karşılamak için hiçbir girişimde bulunmamıştır.
 
Dersim katliamını öven Onur Öymen milletvekilliğinden derhal istifa etmelidir. Öymen yanlızca Dersim halkına ve Alevilere değil ama aynı zamanda insanlığa karşı da suç içlemiştir. Öymen’in Dersim katliamı hakkında söyledikleri tarihte bir ibret vesikası olarak yerini alacaktır. CHP Dersim katliamını savunarak insanlık suçu işleyen bu zata sahip çıkmaya devam etmektedir. Dünyanın hiçbir uygar ülkesinde katliamları açıktan savunan bir kişi milletvekili olarak görev yapamaz. CHP Dersim halkından ve tüm Alevi/Kızılbaşlardan hem 1938’de yapılan katliam için, hem de Öymen‘in açıklamalarından dolayı özür dilemelidir. Bütün Dersimlileri, Alevileri, gerçek demokratları ve insan hakları savunucularını konuyu yakından takip etmeye çağırıyoruz. Biz Avrupa kurumları olarak CHP ve Onur Öymen`in açıklamaları hakkında basta Avrupa Birliği, Sosyalist Enternasyonal ve ülke parlamentoları nezdinde gerekli girişimlerde bulunacağız.
 
Basını ve siyasal partileri, Dersim 38’in süngü yaralarıyla aramızda gezen, yakınları katledilen, mezarlarını arayan, evlatlık verilen ve hâlâ yakınlarını arayan onbinlerce insanın acısına saygılı olmaya çağırıyoruz. Dersim’in yaşadığı acılar tartışılsın, ancak Dersim’in acıları siyasal çekişmeler için kullanılmasın. Dersim’de yaşanan insanlık trajedisi „ama“sız tartışılsın ve  gerçekler halk tarafından öğrenilsin!
 
Başbakan Erdoğan „Dersim katliamını savunanlar insanlıktan nasibini almamıştır“ dedi. Başbakan Erdoğan’ın samimiyetine inanmak istiyoruz. Başbakan Erdoğan gerçekten samimi ise 72 yıl önce 14/15 Kasım 1937 tarihinde idam edilen Dersim Seyitlerinin mezarlarının yerlerini açıklamalıdır. Döneme ait arşivler açılmalıdır. 1938 tarihinde evlatlık verilen veya Çocuk Esirgeme Kurumları’na teslim edilen Dersimli yetim çocukların tam listesini açıklanmalıdır!
Tarihle yüzleşmek devletleri ve toplumları küçük düşürmez, aksine saygınlık kazandırır. Türkiye ancak kendi tarihi ile yüzleşerek medeni ülkeler arasındaki yerini alabilir. Ülkemizde barış ve demokrasisinin yolu geçmişin acıları ile yüzleşmekten geçer.
18 Kasım 2009
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF)
Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG)
Avrupa Koçgiriler Birliği (AKB)

 
 

Salzgitter Alevi Kültür Derneği | A.K.V Salzgitter e.V. | Marienbruchstr. 47A | 38226 Salzgitter
Telefon: 0 53 41 -  4 29 88 | Telefax: 0 53 41 - 17 99 41 | e-mail: kontakt@akv-salzgitter.de

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes