Skip to main content

Kimler yeni

  • divane
  • genasmaximus
  • RawReEdge
  • avepronnade
  • yusufaslan

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrimiçi.

KAPAKTAKI KÜCÜK KIZIN HIKAYESI

Kapaktaki resim 2007 yılında Ankara’da çekildi. Küçük kızın adı Ceren Tercanlı…
Belki Tercanlı soyadı sizlere bir şey hatırlatmamış olabilir. Daha fazla bilgi vereyim küçük Ceren hakkında. Ceren Madımak’ta yakılan Gülsün Karababa’nın yeğeni… Resim çekildiğinde henüz 4 yaşındaydı, şimdi ise altı yaşında ve anaokuluna gidiyor.
 
Annesi Nilgün Tercanlı’ya -çekinerek- bazı sorular yönelttim. Çekinerek diyorum, çünkü ortada o kadar haince o kadar adice işlenmiş bir katliam var ki… Kafamda onlarca uğultu içerisinden ‘neler hissediyorsunuz?’ gibi Reha Muhtar’ı aratmayacak bir soru çıkıverdi ağzımdan… Kendimi aciz hissettim… Sonra seri bir şekilde ‘telefonu açan Ceren miydi?’ diye soru verdim. ‘hayır’ dedi Nilgün Hanım, ‘telefonu büyük kızım Gülsün açtı’… ‘İşte’ dedim içimden; ölen kardeşinin adını kızına verebilecek kadar engin yürekli, acıya dayanıklı ve başı dik bir Anadolu kadını…
 
Madımak’ı her gün yaşayan aileler…
 
Kardeşini kendi eliyle Sivas’a yolcu ettiğini söyleyen Nilgün Hanım, katliamdan sonra ailece geçirdikleri zor dönemlerden bahsetti. Sivas ateşinin kavurduğu Baba Mehmet Ali Karababa’nın, Gazi Katliamı’nın yaşandığı günlerde bu acılara daha fazla katlanamayarak, ani bir kalp krizi sonucunda Hakk’a yürüdüğünü öğrendim. Hiç düşündünüz mü? 1,5 yıl gibi kısa bir sürede ardı ardına kız kardeşinizi ve babanızı kaybetmenin vereceği acıyı… Ya da birçoğumuz için 2 Temmuz günü ile sınırlı olan Madımak’ın, bazı aileler için bir ömür boyu sürdüğünü…
  
AİHM’e götürdük, sıra bekliyoruz…
Verilmeyen cezalar ile yakalanmayan sanıkları sordum Nilgün Hanım’a… ‘Herkesin gözü önünde cereyan eden bu katliamda bile 16 yıldır adalet yerini bulmuyorsa, varın siz düşünün gerisini…’ diyor ve ekliyor: ‘Geçen sene davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürdük. Dilekçemizi kabul ettiler. Fakat ne yazık ki Türkiye’nin bozuk bir sicile sahip olması ve başvuruların çok fazla olması nedeniyle davamız beklemeye alındı. Umarım adalet en azından burada yerini bulur…’
 
Akabinde Ceren’in teyzesinin başına gelenler ile ilgili bilgi sahibi olup olmadığını sordum. Ablasıyla konuşurken küçük Ceren’in , ‘teyzemi orada yaktılar di mi abla’ dediğini duydum diyen Nilgün Hanım, yaşının olayın boyutlarını tam anlamı ile anlayabilmesi için küçük olduğunu söyledi. Ceren’e ‘ne olmak istiyorsun?’ diye sorduğumda açıkçası ‘avukat’ cevabını bekliyordum. Hala sonuçlanmayan mahkeme ve ceza almayan sanıkları hesaba katarak, bende böyle bir kanaat oluşmuştu. Oysa Ceren yobazlık ile mücadele yolunun eğitimden geçtiğini algılamış olacak ki ‘öğretmen’ cevabını verdi.
 
Kebapçıdan sonra biraz da Kültür Bakanlığı mı kazansın
Daha fazla Karababa(Tercanlı) ailesini üzmemek için telefon görüşmemi kısa tuttum ve son olarak Madımak Oteli’nin durumu hakkında ne düşündüklerini sordum. Nilgün Hanım, otelin müzeden ziyade yakıldığı günkü haliyle korunup ‘utanç’ anıtı olarak bırakılmasından yana… Her yıl Madımak Oteli’nin önüne gittiğini söyleyen Nilgün Hanım, ‘Otelin altındaki kebapçıdan yeteri kadar rahatsız olduk. Şimdi buranın kapatılmasının ardından kültür bakanlığı tarafından kitapçı açılacağı söyleniyor. Yıllardır ölülerimiz üzerinden para kazanan kebapçının ardından şimdi de Kültür Bakanlığı mı bu işe soyunuyor. Böyle bir girişime kesinlikle karşıyız. Bu katliamın özrü bu kitapçı olamaz…’ diyor.
 
Kendinizi küçük bir kızın kâbusu olmaktan kurtarın
Ey devlet büyükleri, kendinizi 16 yıldır sonuçlandıramadığınız davadan, bir türlü yerini bulmayan adalet ayıbından, küçük bir kızın kâbusu olmaktan ne zaman kurtaracaksınız? Daha ne kadar 2 Temmuzlar da kafanızı kuma gömmeye devam edeceksiniz ey vicdan sahibi devlet büyükleri? Her yıl otelinin önünde toplanan on binleri daha ne kadar görmezlikten geleceksiniz? Yüzleşmeden yaraların sarılmayacağını ne zaman anlayacaksınız?
 
Önümüzdeki sayıda buluşmak dileğiyle…
 
Hoşça kalın…
 
Fuat Ateş
Alevilerin Sesi Dergisi
Genel Yayın Yönetmeni
ates@alevi.com

 

Salzgitter Alevi Kültür Derneği | A.K.V Salzgitter e.V. | Marienbruchstr. 47A | 38226 Salzgitter
Telefon: 0 53 41 -  4 29 88 | Telefax: 0 53 41 - 17 99 41 | e-mail: kontakt@akv-salzgitter.de

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes